22 Nisan 2013 Pazartesi

21 Nisan 2013 Oylat Gezisi

 Sabah 7:00'de başlayan yolculuğumuz başladı. 8:30 gibi ilk durağımızda mağarada gezimize başladık. Baştan uyarayım bu yazı bol bol fotoğraf içeriyor. Sabah mağaraya ilk giren bizdik sonrasında ziyaretçisi oldumu bilmem ama 665 m olduğunu internette araştırdığım mağaraya bekçi 750 mt olduğunu söyledi birde tembihledi bitmiyor diye dönmeyin sakın çok uzun sonuna kadar gidin. Gittik gitmesinede sonuna gidemik yaf sabahın o tenha saatinde aklımızdan bin türlü hikaye geçti. son döneme gelemeden döndük içeride 1 saat geçirdik sonuna kadar gitmek için büyük bir grupla gitmeye karar verdik :) acayip sesler geliyordu bazen kendimizi iyi hissetmedik. İçerisini gezerken ışık yetersiz kalıyor bizim yanımızda fener vardı onuda kullandık. Bazı kesimlerde duvarlardan hala sular damlıyor ve okadar güzel görüntüleri varki bunları kaçırmamak için fenerle gitmek şart. Bu arada giriş ücreti kişi başı 7.50 tl dir. 
Fotoğraf çekmekte pek o kadar kolay olmadı ışık çok yetersiz ama bunlar size yansıtabileceğimiz bir kaç fotoğraf oraya gidip keyfini çıkartana kadar idare edin. Saat 10 : 00'a yaklaşırken kahvaltı yapma isteğimiz gittikçe arttı ben böyle güzel bir köy kahvaltısı umarken henüz yeni yeni açılmaya başlayan dükkanların arasında kaşarlı tost ve çaya talim ettim. Bendeki hayal kırıklığını görmeniz lazım. Bu arada gözlemlerimide söyleyim maşallah tüm oteller dolu hep teyzeler, amcalar modunda bir ortam var. Onlarda kolayını bulmuşlar ya otelde kahvaltı yada köy pazarından aldıkları ve alandaki fırından alınan ekmeklerle geliyorlar kahvaltı yapmaya birde çay söylüyorlar. Şöyle diyim en fakin masa bizimki onlar valla mükellef bir kahvaltı yapıyorlardı. Kahvaltıyı öyle geçiştirdik. Sonra şelalere doğru yürüyüşe başladık saat 11:00 oluyordu. Gördüğümüz manzaralar bizi adeta büyüledi. Suyun sesi bizi mest etti birde mevsimi itibari ile suyun daha fazla olduğunu düşündük diğer mevsimlerde gidince bu tezimi değerlendireceğim. Birazda havadan bahsedeyim hava oldukça serindi ara ara yağmur ciselediği oldu hatta öğleden sonra bol bol yağmur yağdı iyi ki bu saatlerde orada yürümüşüz keyfini çıkartmışız. Sıcak olmasını inan istemezdim. Yoksa o kadar yükseğe sıcakta nasıl çıkardım :) bu serinlik oldukça iyiydi. Hava böyle oluncada çok fazla yürüyüş yapanda yoktu toplasan 20 kişi ancak bu da kesintisiz fotoğraf çekebilmek bizim hoşumuza gitti. Birde fotoğraf makinasının yedek kartını arabada unutmasaydık iyiydi ee ben döneyim alayım dedim napayım fazladan yürüyüş yapmış oldum. Gidecek olanlara tavsiyem kesinlikle büyük şelaleyi görmeden dönmeyin. Ben biraz araştırma yapmıştım Kayıhan Zeybek'in dipnotlarını okuyarak tirpodumuzu yanımızdan ayırmadık ve şelaleyi görmeden gelmedik :) 
Güzel güzel fotoğraflar çektik çokta eğlendik. Dönüş yolunda 1.5 metreye yakın bir kayanın üzerinden inerken yağmurunda etkisiyle ayağım kaydı ve azbuçuk düştüm ama sadece düşme etkisiyle azcık sızlandım sonra birşeyim yok diye yola devam ettim. 


Bu güzel fotalar güzel bir anı olarak kaldı bize ve biz bu yürüyüş parkurunu çok beğendik 4 mevsim buraya gelip gezmeyi bir kenara not ettik, Saat 15:00'e gelirken aşağıda alandaydık. Bu kadar geldik birde ünlü kaplıcalarından faydalanmamak olmaz dedik. Birde hamam demiyeyimde çünkü o kadar doluydu ki giremedik özel banyolarda 2 saatlik bir keyif yaptık. Saatlik ücreti 20 tl olan banyolarda süper bi görüntü aramayın ama suyu çok yumuşak hatta iki gündür ağzımızdan düşmeyen bir kelime cildimiz bebek poposu gibi yumaşık oldu oluyor :) Sonrasında kurt gibi acıkmıştık şu meşhur uzun köprüden geçip uçurumun kenarında 1,5 inegöl köfte yedik. İşin komik tarafı ben 32 yaşına kadar dere otu yememiş bir insanım. Öyle ki gittiğimiz yerlerde salata sipariş verirken ben özellikle bunu belirtirim öyle gelirse salatayı değiştiririm. Arkadaşlarım bana özellikle dereotsuz yiyecekler hazırlarlar bu durumda hayatımı sürdürüyordum. ee Allah'ın sopası yok artık bu otu yemem gerekiyormuş paşa paya dereotlu salata yedim ve inanın o kadar çoktuki hiç sesimi çıkarmadım ve beğendim. 
 Bu arada biz oraya kalmaya gittik güya her yer doluydu yer buluruz diyenlerin fiyatları dudak uçuklatıcıydı birisi geceliğine 2 kişi kahvaltı ve akşam yemeği dahil 240 tl birisi 180 tl bende yok ben almayım dedim ya bu ne Eskişehir'e dönerim tekrar gelirim daha ucuz olur diyerek evimize dönmek için yola koyulduk.
Sosyal medya hesaplarımdan daha fazla fotoğraf görebilirsiniz. Şimdilik sevgiler...

27-28 Nisan'da yine bir gezimiz var :) Evet evet leyleği 3 kere havada gördüm ondan bu kadar çok geziyorum :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder